BOKO HARAM TERÖR ÖRGÜTÜ

ONUR KÜÇÜKDOĞAN

Giriş

21. yüzyılın Asimetrik veya vekalet savaşları dediğimiz dünyasında özellikle 12 Eylül saldırılarından sonra Dünya ‘İslami’ Terör ile karşılaştı. İslam adına cihat ettiklerini ileri süren ve birçok dindar müslümanı bu şekilde etrafında toplayan örgütlerin günün sonunda İslam dünyasına, müslümanlara zarar verdiği hep tekrarlayan bir sonuç olarak ortaya çıkmaktadır.

Taliban, El-Kaide ile gündeme gelen ‘İslami’ Terör , Hizbullah ile devam etmiş ve DAEŞ ile dünyanın gündeme oturmuştur. Belki dünya siyasetinin daha kenarında kaldığı için çok gündeme gelmesede Afrika’da yaptığı eylemleri diğerlerinden azımsanamayacak kadar çok olan Boko Haram örgütü bölgede bir kaos ve istikrarsızlık olarak ortaya çıkmış başta Nijerya olmak üzere tüm Afrika’yı etkilemektedir.

Fakirlik,istikrarsızlık ve demokrasinin gelişmemesi Afrika ülkelerinde birçok toplumsal sorunu ortaya çıkarmaktadır. Özellikle kendini kenara itilmiş hisseden kitlelerin biriken öfkeleri terör faaliyetleri yada çeşitli şiddet olayları olarak ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar sorunun sosyolojik ve ekonomik nedenleri olsa bile hiçbir örgütü yalın olarak bu şekilde değerlendirmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bunların ötesinde, büyük devletlerin güç savaşları bu ülkelerin hassas alanları iyi kullanmakta ve uzun vadeli stratejik amaçları doğrultusunda işlemektedir. Boko Haram’ın ortaya çıktığı Nijerya’nın sahip olduğu zenginlikler düşünüldüğünde bu ülkenin tesadüfi olmadığı açıkça görülmektedir.

Afrika gelecek dönemde büyük çıkar mücadelelerinin yaşanacağı bir bölge olacağı ortadadır. Büyük devletlerin de şimdiden kendi güç alanlarını oluşturma ve gelecek mücadeleye hazırlanma dönemindedir. Bu sebeple cereyan eden olaylar, arka yüzünde çok daha büyük bir oyunu saklıyor olabilir.  

Nijerya Federal Cumhuriyeti’ne Genel Bakış;

Nijerya,923.768 km2 yüzölölçümü %2.1 nüfus artış hızı ve yaklaşık 200 milyon’a yakın nüfusuyla Afrika’nın en kalabalık nüfusuna sahip olması, başta petrol ve doğalgaz olmak üzere zengin doğal kaynakları, kıtanın en büyük iki ekonomisi arasında yer alması ve Afrika’daki en büyük Müslüman nüfusu barındırmasıyla öne çıkıyor. Ayrıca oldukça genç bir nüfusa sahip ülkede yaşayanların yüzde 60’ının 24 yaşından küçük olduğu tahmin ediliyor.

Nijerya halkı çok farklı etnik kökenden gelen bir yapıya sahip. Ülkede yaklaşık 250 etnik grup bulunuyor. En büyük grupları yüzde 29 ile Hausa ve Fulani, yüzde 21 ile Yoruba, yüzde 18 ile İgbo, yüzde 10 ile İjaw, yüzde 4 ile Kanuri grupları oluşturuyor.

İngiliz sömürgesinin etkisiyle İngilizcenin resmi dil olduğu ülkede 500’e yakın yerel dilin konuşulduğu ifade ediliyor. İngilizceden sonra en çok konuşulanlar Hausa, Fulani ve Igbo dilleri. Ülkedeki devlet okullarında eğitimin büyük kısmı hala İngilizce veriliyor.

Nijerya’nın bu etnik farklılığının temellerini İngiliz sömürgeciliği atmıştır.İngiltere’nin bölge üzerinde yaşayan kabileleri ırk, dil, din ve kültür farkı gözetmeksizin aynı ülke sınırları içinde yaşamaya zorlaması bugün Nijerya’daki etnik heterojenliğin tek açıklayıcısıdır. Nijerya’da kabile kimliği genellikle dinsel kimlikten ağır basabilmektedir.

Dini yapıya bakarsak ise; Nijeryalıların %50’sinin Müslüman(Dini kurumlara göre %60’ı) , %40’ının Hristiyan ve geri kalan %10’unun ise yerel inançlara sahip olduğu görülmektedir.. Nüfusun yaklaşık %55’i Müslüman olan kuzey eyaletlerde, %45’i ise Hristiyan olan güney eyaletlerde yaşamaktadır. Kuzey eyaletlerde yaşayan Müslümanlar izole ve içe kapanık bir yapıya sahipken güney eyaletlerdeki Hıristiyan halk, Batı kültürü ve eğitimiyle iç içedir ve daha dışa dönük bir yaşam sürdürmektedir. Örneğin; ülkenin güneyindeki Lagos eyaletinde okur yazarlık oranı %90 iken,Müslümanların yaşadığı bir kuzey eyaleti olan Borno’da bu oran %27’dir.

Zengin doğal kaynaklar

Nijerya, Afrika kıtasının en kalabalık nüfusunu barındırmasının yanı sıra zengin doğal kaynakları ve tarım alanlarıyla da öne çıkıyor. Yaklaşık 920 bin kilometrekarelik ülkede petrol ve doğalgaz dışında kalay, demir, kömür, çelik alaşımında kullanılan niobium, kurşun, çinko gibi çok sayıda maden ve mineraller çıkarılıyor.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Birliğinin (OPEC) rakamlarına göre, Nijerya’da tespit edilmiş ham petrol rezervleri 37 milyar varil, doğalgaz rezervleri ise 5,2 trilyon metreküp civarında. Bu da Nijerya’yı dünyada en çok petrol rezervine sahip 8’inci, doğalgaz rezervlerinde ise 9’uncu ülke yapıyor.

Ancak ham petrol üretiminde çok ciddi rakamlar elde edilmesine rağmen Nijerya’da rafineri üretimi çok düşük seviyelerde kalıyor. Ülkenin ham petrolü başka ülkelere satıldıktan sonra 200 milyonluk Nijerya nüfusunun işlenmiş petrol ürünleri ihtiyacı dışarıdan ithal ediliyor.

Enerji üretiminde sıkıntı yaşayan ülkede sık sık elektrik kesintileri meydana geliyor. Halk, elektrik kesintilerinde çareyi jeneratörlerde buluyor. Artan nüfusa karşılık ülkede yeterince enerji altyapı yatırımı yapılmadığından kısa vadede elektrik üretiminde sıkıntılar yaşanacağı tahmin ediliyor.

Geniş tarım imkanları

Nijerya’nın coğrafi yapısı ve iklimi tarım yapılması için geniş imkanlar sunuyor. 910 bin kilometrekareden fazla alana sahip ülkenin yüzde 78’i tarım arazisi konumunda ancak ülkede ekilebilir arazi oranı yüzde 37 civarında bulunuyor. Sulanabilen arazi miktarı ise 2012 istatistiklerine göre, 3 bin kilometrekare.

Ekvator çizgisinin kuzeyinde yer alan Nijerya’nın iklimi ise bölgelere göre farklılık gösteriyor. Bu da tarımda çeşitliliğe imkan tanıyor.Ülkenin güneyi ekvatoral iklimin etkisindeyken orta bölümlerde tropik iklim hüküm sürüyor. Kuzeyde ise daha çok kuraklık görülüyor.

Kısa Tarihçesi

Nijerya’yla ilk olarak 18. yüzyılda Portekizli ve İngiliz sömürgeciler ilgilenmeye başladılar. Bunlar başlangıçta Afrika’nın diğer bölgelerinde yaptıkları gibi gemilerle Nijerya’ya gelerek yerli insanları alıp köle olarak Avrupa’ya taşıyorlardı. İngilizler 19. yüzyılın başlarından itibaren Nijerya’yla doğrudan ilgilenmeye ve kurdukları ticari kuruluşlar vasıtasıyla bu ülkeye yerleşmeye başladılar. İngiliz sömürgeciler 1861 Ağustos’unda Lagos iskelesini ele geçirdiler. 1866’da “Lagos sömürge ve himayesi” adıyla bir sömürge bölgesi oluşturuldu. 1900 yılına kadar Nijerya topraklarının tamamı İngiliz işgaline geçti. 1 Ekim 1960 tarihine kadar da İngiliz işgali altında kaldı. Bağımsızlık sonrasında ilk devlet başkanlığına Sir Ebu Bekir Tafeva Baleva getirildi. Sir Ebu Bekir’in yönetimi 15 Ocak 1966’ya kadar sürdü. Bu tarihte askeri ayaklanma başlatanlar tarafından öldürüldü. Ancak o tarihteki genelkurmay başkanı Tümgeneral Johnson Aguiyi – Ironsi ayaklanmayı bastırarak devlet başkanlığını ele aldı. Onun yönetimi 29 Temmuz 1966 tarihine kadar devam etti. Bu tarihte ikinci bir askeri darbe gerçekleştirildi ve Tümgeneral Jhonson’un yerine darbeci korgeneral Yakub Gawon geçti.

Darbeler ülkede etnikgerilimin ve şiddetin tırmanmasına yol açarken, kuzeyin askeri darbesi sırasında binlerce kişi hayatını kaybetti. Mayıs 1967’de ülkenin doğu bölgesi ‘Biafra Cumhuriyeti’adıyla bağımsızlığını ilan etti. Bunun ardından Nijerya’nın batı ve kuzeyi; güney ve doğusunasaldırdı. 6 Temmuz 1967’de iç savaş başladı, 30 ay süren savaşta Biafra uzun süre kuşatmaaltında kaldı. Bölgeye uygulanan ambargo ve kuşatma 1970 yılında sona erdi. Savaş sırasındaeski doğu bölgesinde 1 ile 3  milyon arasında insanın öldüğü tahmin ediliyor.

Yakub Gawon, 29 Haziran 1975 tarihine kadar devlet başkanlığını yürüttü. Bu tarihte gerçekleştirilen askeri darbeden sonra yerine Tuğgeneral Murtala Ramat Muhammed geçti. Onun 13 Şubat 1976 tarihinde öldürülmesi üzerine yerine Olusegun Obasanjo geçti. O da 11 Ağustos 1979 tarihine kadar devlet başkanlığında kaldı. Bu tarihte onun yerine Hacı Şehu Şagari devlet başkanı seçildi. Şagari’nin yönetimi 31 Aralık 1983’te bir askeri darbeyle sona erdi ve yerine Tümgeneral Muhammed Buhari geçti. Buhari’nin yönetimi de 27 Ağustos 1985 tarihinde yine bir askeri darbeyle son buldu ve yerine Tümgeneral İbrahim Babangida geçti. Babangida kendisine yönelen siyasi baskılar ve eleştiriler karşısında 4 Ocak 1993’te bir Geçici Yönetim Kurulu oluşturmak zorunda kaldı. 26 Ağustos 1993’te de devlet başkanlığından çekildi ve Geçici Yönetim Kurulu başkanı Ernest Shonekan bu göreve getirildi. Bununla birlikte Milli Savunma ve Güvenlik Kurulu başkanlığına geçen İbrahim Babangida yönetimde yine birinci derecede söz sahibiydi. 12 Haziran 1993’te gerçekleştirilen seçimleri muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti adayı Moshood Abiola’nın kazanması üzerine Babangida 11 gün sonra seçimleri iptal etti. Ancak halk iptal kararına karşı çıktı ve çıkan olaylarda yüzlerce insan öldürüldü. 17 Kasım 1993’te de Savunma bakanı General Sani Abaşa yönetime el koydu. Haziran 1994’te gerçekleştirilen serbest genel seçimlerden sonra da sivil yönetime geçildi.

Boko Haram Nedir ?

Resmi adı “Cemaatu Ehlü’s-Sünne Li’d-Dava ve’l-Cihad ala-Menheci’s-Selef” yani “Selef Yöntemi Üzerine Ehl-i Sünnet Davet ve Cihat Cemaati” olan Boko Haram 2002 yılında Nijerya’nın Borno eyaleti merkezde olmak üzere Nijerya, Nijer, Çad ve Kamerun sınırının kesiştiği, Hausa, Kanuri ve Fulani dillerinin yaygın konuşulduğu, Müslümanların çoğunlukta yaşadığı bölgede ortaya çıkmıştır. Hausa dilinde “Batılı eğitim haram” anlamına gelen Boko Haram‘ın amacı Nijerya’nın kuzeyinde şeriat kanunları ile yönetilen bir İslami devlet kurmak. İlk başlarda Ndimi Maidigouri camisinde örgütlenen radikal islamcı gençlerden oluşan bir grup olan Boko Haram, daha sonra Yobe eyaletindeki Konama şehrine geçip orada radikal bir cemaat kurdular. Ilk başlarda herkes onları “Nijerya Talibanları” olarak anmaya başladı.

İlk olarak Yoksullara yardım, yoksulluğa karşı mücadele ve bedava dini eğitim ile ortaya çıkan örgüt; Afrika’nın en büyük petrol üreten ülkesi olan ve çoğunlukla Müslümanların yaşadığı Kuzey Bölgesi’ni geri kalmışlığı ve yoksulluğunu iyi kulananarak, yoksul ailelere yiyecek yardımı yaparak ve çocuklarına kendi camilerinde bedeva eğitim vererek yoksul kitleler arasında örgütlenmeye başladı. Örgütün çok iyi kulandığı diğer argümanlardan biri de merkezi ve yerel hükümetlerin yolsuzlukları ve gelir dağılımındaki adaletsizlik. Yoksulluğa karşı dayanışma, Batı tarzı eğitime karşı kendi İslami eğitimleri ve yolsuzluğa karşı politik mücadeleyi birleştiren Boko Haram kısa sürede bölgede ciddi bir güce kavuştu.

Boko Haram‘ın adından da anlaşıldığı gibi örgütün en tehlikeli bulduğu şey Batı kültürü. Bunun için kurulduğu günden itibaren Boko Haram‘ın en büyük hedefi batı kültürünü yaymakta en etkili araç olarak gördüğü okullara yönelmek oldu.

Boko Haram’in Kökleri

Nijerya’da Bulunan İslami Oluşum Ve Hareketler 

1. Kadirilik

 Nijerya’daki en büyük İslami Sufi tarikatıdır. 11’inci yüzyılda Bağdat’ta ortaya çıkmışve 17’inci yüzyılda Kano’da belirmiştir. Fulani cihatçı Osman dan Fadio tarafından 19’uncuyüzyılda Nijerya’nın kuzeyinde yayılmıştır. Sokoto Halifeliğini etkilemiştir. Ticanilik ve İzalehareketinin altında 1970’lerde radikal değişime gitmiştir.

2. Ticanilik 

Kadiriyelik’in ardından Nijerya’daki en büyük Sufi İslam tarikatıdır. 1784’te Cezayir’deAhmet el Ticani tarafından kurulan Ticanilik 19’uncu yüzyılda Nijerya’nın kuzeyineulaşmıştır. 1918’de Kano emiri Abbas, Kadirilikten Ticanilik’e geçiş yapmıştır. 1950’ler ve1960’lar boyunca iki baskın tarikat arasında çatışmalar çıkmıştır. Radikal İslam’ın eleştirisi vegüçlü muhalefetini Nijerya’nın kuzeyinde eleştirmiştir.

3. Nijerya İslami Hareketi

Zaira temelli ve ana karargahı Fudiyyah İslam Merkezi olan bir harekettir. 2002’den beri varlığını sürdürmekte Şeyh İbrahim el Zakzaki tarafından kurulmuş ve yönetilmiştir.Hareket Nijerya’nın Müslüman Kardeşleri olarak da tanımlanmaktadır. 1970’ler boyuncaİran’daki Şii gruplardan etkilenmiş, Nijerya medyası tarafından Şiiler olarak nitelendirilmiştir.Halbuki hareket mensupları kendilerini sünni olarak kabul etmişlerdir. Hareketin asıl amacıMüslümanları, kişisel ve genel görevleri hakkında aydınlatmaktır. Hareket Fudiyyah okullarına sahiptir. Hareket aynı zaman da sağlık sektöründe de çalışmalar  yürütmekte olup kendi topluluğu için sağlık birimleri oluşturmuştur. Topluluk bir milyonun üzerinde üyeye sahiptir.

4. İslam’ın Zaferi Cemaati

 Bu cemaati, Kuzey İslam liderlerinden; prenslerin, memurların ve hakimlerin yardımve desteğiyle Ahmed Bello kurdu. Bu cemaat İslam’ın yayılmasını, İslami cemaatlerin bir bayrak altında toplanmasını ve İslam öğretilerinin Müslümanlar arasında yayılmasını hedefliyor. 1970’lerde yeni bir değişim içine girip Nijerya Yüksek Meclisi’ne dönüştü. 

5. Selefiler(İzale Hareketi)

 İzale Hareketi 1970’li yıllarda İsmail İdris tarafından kurulmuştur. İdris SuudiArabistan uyruklu bazı öğrencileri ile birlikte kurduğu bu hareketle ‘İzaletu’l Bid’a veİkametu’s Sunne’ (Bidatları izale ve Sünneti ikame) adını vermiştir. Hareket Nijerya’nınKuzeyi ve Nijer’in güneyinde yaygınlık kazanmıştır. Nijerya arenasında pek çok selefi cemaat bulunmaktadır ve tümü de ”tasavvuftaki dini uygulamaların İslam’a aykırı olduğu gerekçesiyle toplumdaki tasavvuf akımına karşı çatışma halindedir.

Boko Haram, Nijerya’da daha önce ortaya çıkan İslami hareketlerden etkilenmiştir. Ancak en fazla etkilendiği oluşum şüphesiz 1978’de Jos kentinde Sufilik karşıtı, Vahabi anlayışına sahip kısaca İzale adlandırılan Şeyh İsmail İdris tarafından kurulan harekettir.

Boko Haram’dan önce ilk olarak şiddet eylemleri yapan örgüt 1980’lerde ortaya çıkan Maitatsine Hareketi’dir.

1980’de Kano’da polisle çatışmalara girmiş ve yüzlerce ölüme sebep olmuştur. Şiddet birkaç yıldır devam etmiştir. Bu noktada örgütün 1979 İran İslam Devrimi’nden ilham aldığı bir gerçektir. Nijerya Federal Cumhuriyeti’nin Kuzey bölgesinde Borno eyaletinde 2002 yılında lideri Muhammed Yusuf tarafından kurulan silahlı terör örgütü Boko Haram da küresel terörün bu ülkedeki siyasi hedefini gerçekleşmtirmek üzere ortaya çıkmıştır.  

2009 yılında gözaltındayken ölen liderinin yerini, Ebu Bekir Shekau almıştır.Örgütün yeni lideri 2015 yılında, Irak ve Suriye’de belli bir toprak parçasını kontrol eden Irak –Şam İslam devletine (DAEŞ) biat ettiğini belirtmiştir. Ancak iki terör örgütü arasında farklar bulunmaktadır. Ortak olan ise, radikal cihatçı selefi ideolojiye dayanmalarıdır.

Boko Haram’ın daha önce El Kaide’ye biat etmiş ancak El Kaide’den işbirliği yanıtı alamamıştır. Bunun üzerine örgüt DAEŞ ile işbirliği yoluna gitmiştir. Boko Haram lideri Şekau’nun İslam konusunda çok bilgili bir figür olmasa da DAEŞ tarafından kabul gördüğü ve böylece Boko Haram’ın artık yerel konumundan yükselip DAEŞ’in Afrika kolu olarak faaliyet göstereceği belirtilmiştir 

Ülkenin kuzey bölgesindeki kitlesel şiddet eylemlerini, Nijerya’nın devlet komşuları Çad, Kamerun, Benin ve Nijer’e doğru kaydırarak, Sahra altı Afrika devletlerinde sınır ötesi terör faaliyetlerine başlamıştır. Sınır ötesine kayan terör faaliyetleri sebebiyle Afrika kıtasında ülkelerin barış ve istikrarına en büyük tehdit terör örgütlerinden biri olarak görülmektedir.

Nijerya’daki Müslümanların yaklaşık % 90’ı Tasavvuf eğilimli olmakla birlikte, zor ve uzun süredir devam eden toplumsal problemleri ve eşitsizlikleri gidermek için yeterli olmadığı ve daha radikal bir araç çağrılması gerektiği yönünde uzun süredir yapılan propogandalar vardır. İlginçtir ki, 2010 Pew Research araştırmasına göre el Kaide ve bin Laden Nijerya’daki Müslümanlar arasında (%49onay) İslam dünyasının geri kalanından daha fazla destek gördü. Bazı araştırmacılar, BokoHaram’ın Maitatsine hareketinin ve 1980’lerin ayaklanmasının bir sonucu olduğunu ve bunun sırasında Nijerya’da köktendinci İslam’ın ilk büyük ayaklanmalarının ortaya çıktığı ileri sürmektedirler.

Ayrıca ülkede yaygın tasavvuf anlayışına bir karşıt olarak ortaya çıkması ve Selefi – Vahhabi kökene dayanması hasebiyle, bakıldığında Tasavvuf karşıtı bir yaklaşımla ortaya çıktığı ileri sürülebilmektedir.

Örgütün İdeolojisi

Örgütün temel dini ve siyasi anlatısı Selefiliğin “şeriat” ve “cihat” merkezli yorumu çerçevesinde inşa edilmiştir: Bunları 5 madde halinde sıralayacak olursak;

1. Sekülerizm, demokrasi ve partilerin din dışı sayıldığı “tağut” kavramı

2. Batılı eğitim ve Batılılaşma karşıtlığı

3. İslam dışı hükümetler için çalışmanın haram olduğu

4. Kendilerine yönelik Haricilik iddialarını reddetmek temel söylemlerini oluşturmaktadır.

5. Tasavvuf karşıtlığı

Ayrıca Yusuf ifade edilen çerçevede “davet” adı altında kavramsallaştırdığı dini hareketin bedel ödeyeceğini ve bunun için hazır olunması gerektiğini vurgulayarak hareket mensuplarına motivasyon sağlamak amacıyla şu ifadeleri kullanmıştır:

Bu ‘‘davet’’te Hz. Peygamberin Sahabelerinin çektikleri zorlukları çekeceğiz, onlara yapılanlar bize de yapılmak istenecektir. Bu zor süreçlerden geçmeyi göze alıyoruz, bu süreçte ölenler şehit olup Cennet’e gidecektir. Bizim ‘‘davet’’imiz budur.

Örgütün anlatısının temelinde şeriat uygulanması talebi yer almaktadır. İslam şeriatı Nijerya’da 1999’da askeri yönetimin bitmesiyle kuzeydeki Müslümanların çoğunlukta yaşadığı eyaletlerde uygulanmasına rağmen Yusuf’un şeriat talebi farklı bir anlam taşımaktadır. Yusuf’un ana argümanı İslam şeriatının seküler bir devlette ya da seküler devlet çerçevesinde insanlar tarafından yazılmış bir anayasal düzende uygulanamayacağı iddiasına dayanmaktadır. Nijerya Anayasası’nın 1999’da askeri bir emirle yapılması Anayasa’nın niteliğine dair soru işaretleri doğurmuştur. Bunun yanında kuzey eyaletlerde İslam şeriatının yer alması Müslümanları Hristiyanlara nazaran daha ağır sorumluluklarla karşı karşıya bırakmıştır.Ayrıca İslam şeriatının şeffaf olmayan bölgesel yönetimler tarafından uygulanması ciddi hatalar doğurmuştur. Bu ve benzeri sorunlar nedeniyle Nijerya’daki Müslüman seçkinler Nijerya merkezi hükümetinin hukuk sistemi ve bölgedeki İslam şeriatının imkanları üzerine tartışmaya başlamıştır. Muhammed Yusuf bu tartışmalar çerçevesinde mevcut şeriat uygulamasının yetersiz olduğunu iddia ederek gerçek şeriatın İslam devletinin kurulmasıyla mümkün hale gelebileceğini ve bu hedefe ulaşmak için cihat edilmesi gerektiğini söylemiştir.

Yapısı :

Boko Haram’ın hücre benzeri komuta yapısı biraz belirsizliğini korumaktadır; Ancak, Muhammed Yusuf’un 2009’daki ölümünden sonra Mallam Abubakar Shekau, örgütün lideriolmuştur. Parlamentoda destekçisi olarak iki milletvekili Yusuf’un liderliğinde görev yapıyordu ve merdivenin bir sonraki basamağında Boko Haram’ın otoritesi içinde her eyalette bir Amir adlı kendi komutanı bulunmaktadır.Bölgesel Amirlerin altında yerel Amirler, her mezhebin cihad üyeleri tarafından silsile takip edilmektedir. Son aylarda El-Kaide ve El Shabaab sinerjisiyle bu yapı muhtemelen Nijerya’daki birçok çalışma hücresi ile çok daha geniş bir ağa dönüşmüştür.

Boko-Haram üyelerini ağırlıklı olarak hayal kırıklığına uğramış gençlerden, işsiz mezunlardan ve çoğunlukla Kuzey Nijerya’daki eski Almajiri’den alır. Aynı zamanda Kamerun, Çad, Nijer ve Sudan gibi komşu ülkelerden üyeler de çıkarmaktadır. Örgüte aynı zamanda iyi eğitimli, zengin ve etkili insanlara üyedir. Örneğin, Borno Eyaleti’nde görev yapan Alhaji Buje Fai, eski bir üniversite öğretim görevlisi olan Kadiru Atiku ve Borno merkezli müteahhit olan Bunu Walil’in örgüt üyesi oldukları bilinmektedir.

Boko Haram, çeşitli yollarla faaliyetlerini sürdürüyor. Başlıca finansman kaynakları ise şu şekildedir;

1. Üyelik aidatları bağışları 

2. Dış yardım

3. Banka Soygunu

4.Politikacılardan Bağışlar  

Başlangıçta, üyeler liderlerine günde 100 naira bir vergi ödemek zorunda kalmışlardır. Bu durum, politikacıların, devlet görevlilerinin ve Nijerya’daki diğer kişilerin veya kuruluşların bağışlarına ilaveten örgüt için temel fon kaynağı sağlamıştır. Son zamanlarda,   örgüt farklı ihtiyaçları karşılamak için kaynaklarına banka soygunu eklemiştir; daha az ayrıcalıklı olanlara yardım, Cihad’da ölenlerin dullarını korumak, yoksullara ve yardıma muhtaç kişilere sadaka vermek (Zekat) ve Cihad faaliyetlerinin devamı gibi finansman kullanımına sahiptir.

Boko Haram terör örgütünü besleyen ve sosyolojik tabanını genişleten birtakım başka dört temel faktör bulunmaktadır. Bunlar;

1. İslami köktenci teori: Şeriat yasası uyarınca Nijerya’nın tamamen soyulması Kuzey Nijerya’daki çeşitli dini ayaklanmaların ardındaki nedendir.Örgüte göre tek çözüm, hükümetin tövbe etmesi, demokrasiyi bırakması, anayasayı kaldırması ve yasaları Kur’an-ı Kerim’e göre kabul etmesidir. El-Kaide’nin Sahra Güneyi Afrika’sına erişimini genişletmek için Boko Haram’a silah, eğitim ve diğer destek sağlama sözü verdiği ve yalnızca “stratejik derinlik”kazanmak değil, aynı zamanda “Nijerya’daki Müslümanları savunmak ve bir azınlık haçlılarının ilerlemesini durdurma”yı bu durum için gerekçe gösterdi.

2. Almajiri Faktörü: Uzmanlar Almajiri eğitim sisteminin Nijerya için potansiyel bir tehdit haline gelebileceği konusunda uyarıda bulunmuştur. Almajirilerin çoğunun komşu ülkeler Nijer ve Çad cumhuriyetlerine göç ettiği bir gerçektir. Almajirilerin sayılarının fazla olması bu tür öğrencilerin 4000 kadarının bir Müslüman din adamının komutasında bulunabileceği tehlikesi bulunmaktadır ve sokakta karşılaştıklarında daha çok haydut ordusuna benzetilmektedir.Ağır toplumsal koşullar altında Almajiriler, Kuzey Nijerya’nın ihmal edilmiş,dışlanmış ve şizofreni riskine maruz kalmış, şiddetli bir saldırganlık içinde olan, BokoHaram’ın intihar bekçilerine dönüşmek isteyen gençler olarak görülebilir

3. Yoksulluk Teorisi: Nijerya, zengin kültür varlıklarına ve bol insan ve doğalkaynaklarına rağmen, halen 177 ülkeden İnsani Gelişim Endeksi’nde 158. sırada yeralmaktadır. Ayrıca Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu tarafından dünyanın en fakir 20 ülkesinden biri olarak belirtilmektedir. Gerçekten, nüfusun yüzde 70’inden fazlası yoksulolarak sınıflandırılmaktadır ve yüzde 35’i mutlak yoksulluk içinde yaşamaktadır. Nijerya’nın Kuze Doğu, Kuzey-Batı ve Kuzey-Orta bölgelerinde Boko Haram’a bulaşmış bölgelerde yoksulluk seviyeleri daha yüksektir.

25 ayın altındaki çocukların sadece% 2’si aşılanmış, gençlerin % 83’ü okur yazar değildir, çocukların %48,5’i okula gitmemektedir. İşsizlik kuzeyde güneyden daha yüksektir. Bu durumu, şehitler için daha iyi bir yaşam vaat eden radikal İslam’ı karıştırıldığında ve kuzeydeki artan şiddeti anlaşılmaktadır 

4. Siyasi Yabancılaşma Teorisi: Müslüman kuzey ile Hıristiyan güney arasındaki cumhurbaşkanlığını değiştirme gayri resmi sözleşmesi bozulduğu için, saldırılar daha ölümcül ve daha sık hale geldi. Müslüman Cumhurbaşkanı Umaru Yar’Adua görevden alındı ve Hıristiyan başkan yardımcısı Goodluck Jonathon bu süreyi tamamladı ve ikinci bir dönem için hazırlanmaya başladı ve kazandı.

Örgüt İçi Bölünmeler: Ensaru Örgütün Müslüman hedeflere yönelmesi örgüt içinde tartışmalara neden olmuş, temel düşmanın Batılılar olduğunu söyleyen bir grup örgütten ayrılmış ve “Ensaru”yu kurmuştur.Adam kaçırma ve fidye isteme örgütün başlarda kesin bir dille reddettiği bir eylemken Boko Haram 2012 ortalarından itibaren yerli ve yabancı kişileri kaçırmaya başlamıştır. Ancak özellikle adam kaçırma yabancıları öldürmek yönündeki artan eylemlerin örgüt tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği yönünde ve çelişkili bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Örneğin 2012 yılı Mart ayında iki Avrupalının kaçırılarak öldürülmesini örgütün sözcüsü Ebu’l-Kaka reddetmiştir.Bu durum örgüt içinde bazı bölünmeler ve örgüt hücreleri arasında başına buyruk hareket eden gruplar olduğu şeklinde yorumlanmıştır.

Boko Haram’ın Saldırıları

Boko Haram‘ın devlet güçleriyle ilk çatışması 2003’te oldu. Gölde balık tutma hakkı ile ilgili çıkan çatışmalarda, örgüt polis karakolların saldırarak silahlara elkoydu ve onları sakladı. Bunun üzerine camilerini işgal eden askerler aralarında liderleri Muhamed Ali’nin de bulunduğu onlarca kişiyi öldürür. Çok ağır kayıplar veren örgüt, sağ kurtulanlar ve yeni liderleri Muhamed Yusuf’la birlikte Maidigouru’da kurdukları yeni camide örgütlenerek etkilerini artırmaya başladılar. 2009’a kadar direkt çatışmalardan kaçınan örgüt, 2009’da polislerle girdiği çatışmalarda 1000’den fazla insan yaşamını yitirdi.

30 Temmuz 2009’da Boko Haram‘ın lideri Muhamed Yusuf Nijerya polisi tarafından yakalandı iki polis arabasının ortasında kurşunlanarak infaz edildi. Aynı operasyon kapsamında Maidigouru camisine baskın yapan polis orada 200’den fazla kadın ve çocuğun rehin tutulduğunu açıkladı. Boko Haram, liderlerinin ölümünden sonra misilleme eylemlerine başlayarak okulları, polisleri ve kamu binalarını hedeflerken, belli bir süre sonra Boko Haram Hristiyanlara, gazetecilere ve “sahte Müslümanlar” dediği Müslümanlara yönelik de eylemler yapmaya başladı. Çıkan çatışmalarda binlerce insan hayatını kaybederken 500.000 insan da göçetmek zorunda kaldı ve zaten yoksul olan bölge tamamen yoksulluğun pençesine düştü.

Boko Haram’ın dini gruptan bölgesel bir terör örgütüne evrilmesinde örgüt lideri Muhammed Yusuf’un yukarıda ifade edilen cihatçı dini anlatısının yanında Nijerya güvenlik güçlerinin sert müdahalesi de etkili olmuştur. Yusuf’un taraftarlarına yönelik ilk operasyon İzala hareketiyle camilerin hakimiyeti üzerine çatışma çıkması ve Monguno’daki bir mescidi İzala mensuplarından almaya giden örgütün ikinci lideri Ebu Bekir Şekau’nun da içinde bulunduğu 67 kişinin tutuklanmasıdır. İzala mensuplarının muhtemel kışkırtmasıyla meydana gelen bu operasyon sonucunda Yusuf taraftarları Maidigrui’deki hapishaneye götürülmüş, Yusuf tartışmalı mescidi tekrar alacaklarına dair ant içmiştir. Takip eden süreçte güvenlik güçlerinin “II Flush Operasyonu” adı altında Boko Haram mensuplarına yönelik taciz operasyonları, Yusuf’un takipçilerinin dini sohbetlere gidişini engellemek için motor kullanıcılarına kask zorunluluğu dayatması gibi uygulamalar hareketin daha da radikalleşmesine neden olmuştur. Özellikle 2009 Temmuz ayında bir Yusufiye mensubunun Maidiguri’deki bir mezarlığa defni sırasında güvenlik güçlerinin ateş açmasıyla 17 kişinin yaralanması Boko Haram tarafından savaş ilanı olarak görülmüştür. Örgüte yönelik baskılar ve tutuklamalar devam etmiş, 2009 yılı Temmuz ayında Nijerya güvenlik güçlerinin örgüte yönelik kapsamlı operasyonlarında Muhammed Yusuf başta olmak üzere örgüt yöneticilerinin yargısız infazla öldürülmesi mensuplarının silahlı eylemlere yönelme sürecinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Nijerya güvenlik güçlerinin operasyonlarından sağ kurtulan örgüt mensupları bölgedeki devlet yetkililerini hedef alan silahlı eylemlere başlamıştır. Bunların bir kısmı devletin kontrolü dışındaki sınır bölgelerinde tebliğe başlamış, bir kısmı da sahil bölgesinde küresel cihatçı halkaların bölgedeki uzantılarıyla iletişime geçmiştir. Böylece örgüt bir taraftan bağlılarının sayısını artırırken diğer taraftan silahlı eylemler için lojistik destek bulmuştur. Gerçekleştirdiği operasyonlarla örgütü çökerttiğini düşünen güvenlik güçleri yerel yönetimlerden Boko Haram mensuplarının kendi bölgelerinde gizlenmesini engellemelerini ve tespit edilenleri güvenlik güçlerine vermelerini istemiştir. Ancak hem Nijerya güvenlik ve istihbarat birimleri arasında güvensizlik sorunu olması hem de Boko Haram’ın ciddi bir istihbarat ağı oluşturması nedeniyle örgüt kendi mensupları hakkında güvenlik birimlerine bilgi aktaran memur ve yöneticileri belirleyerek onlara yönelik suikastlar gerçekleştirmeye başlamıştır. Bunun yanında hapishanede Boko Haram mensuplarına işkence yaptığını iddia ettiği hapishane görevlilerini, Borno eyaletindeki iktidar partisi yöneticileri ve güvenlik mensuplarını suikastlarla hedef almaya başlamıştır. Örgütün bu saldırılarda başarılı olması ve güvenlik birimlerinin bölgede güvenliği tesis edememesi örgüt mensuplarını cesaretlendirdiği gibi pasif sempatizanların da örgütte aktif rol almasına imkan sunmuştur. Süreç içinde örgüt bölgede kendisine muhalefet eden herkesi öldürmeye başlamış ve devlet vatandaşlarını koruyamaz hale gelmiştir. Nijerya güvenlik güçleri tarafından teşkil edilen Birleşik Görev Gücü (BGG) bölgeye çok sert müdahalede bulunmuş, siviller ve Boko Haram mensupları arasında ayrım yapmadan operasyonlar gerçekleştirmiştir. Güvenlik birimlerinin sert müdahalesi sivillere saldırı konusunda daha temkinli davranan Boko Haram’ın halk tarafından kabul görmesine yol açmıştır. Boko Haram’a yönelik operasyonların yoğunlaşması nedeniyle 2010 yılı ortalarından itibaren örgüt taktik değiştirmiş, yukarıda ifade edilen hedeflerine yenilerini ekleyerek basın yayın organları, gazeteciler, okullar ve telekomünikasyon santrallerini hedef almaya başlamıştır. Özellikle okullara yönelik saldırılarına ilişkin örgüt, güvenlik güçlerinin İslami eğitim veren okulları hedef almasına karşılık olarak harekete geçtiğini ancak sivillerin ölmemesi için geceleri saldırdığını açıklamıştır. Örgütün bu süreçte suikast, el yapımı bombalı saldırılar ve intihar eylemi gibi taktikler kullandığı, operasyonlarında yer ve zamana göre strateji değiştirdiği görülmektedir. Boko Haram 2010 yılı sonundan itibaren saldırılarını başkent Abuja da dahil olmak üzere güney bölgelere doğru genişletmeye başlamış; bombalı saldırılar, güvenlik güçleriyle çatışma ve intihar eylemleri gibi teknik ve yöntemler kullanmıştır. Örgüt 2011 yılında seçimleri kazanarak Nijerya devlet başkanı seçilen Goodluck Jonathan’ın yemin töreni sırasında başkent Abuja ve Nijerya’nın diğer kentlerinde çok sayıda bombalı eylem gerçekleştirmiştir. 2011 yılı Ağustos ayında Birleşmiş Milletler’in (BM) başkent Abuja’daki binasını hedef alan örgüt bundan sonra yabancı misyonlara da saldırmaya başlamıştır. 2011 yılı Aralık ayında kiliseleri hedef alarak çok sayıda insanın ölümüne neden olmuştur. 2012 yılında örgütün kiliselere yönelik saldırılarının arttığı görülürken Boko Haram’ın Hristiyanlara yönelik eylemler gerçekleştiren bir terör örgütü olduğu yorumu yapılmıştır.Ancak örgütün gerek 2012’de yaptığı diğer saldırılara gerekse 2013’teki eylemlerinin listesine bakıldığında camileri de hedef aldığı, saldırılarının büyük bölümünün Müslümanların yaşadığı bölgelerde yoğunlaştığı görülmektedir. Örneğin 2013 yılı Ağustos ayında örgütün Maiduguri’deki bir camide gerçekleştirdiği bir saldırı nedeniyle 56 sivil hayatını kaybetmiştir.

Örgütün dünya kamuoyunda tanınmasını sağlayan en sansasyonel eylemi 2014 yılı Nisan ayında Borno eyaletinin Chibok kentindeki bir okuldan 270 kız öğrenciyi kaçırması olmuştur. Bu eylem karşısında dünyanın farklı yerlerinde birçok protesto gösterisi düzenlenmiş, dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın eşi Michelle Obama “Kızlarımızı Geri Getirin” başlığıyla sosyal medyada bir kampanya başlatmıştır. Örgüt 2014 ve 2015 yıllarında cami, kilise, banka, okul, pazar yeri, ev, otobüs durağı, askeri üs ve polis karakollarını silah, bomba ve intihar saldırısı gibi yöntemlerle hedef almıştır. Özellikle 2015-2016 yılında örgüt saldırılarını artırırken Nijerya ve bölge ülkelerinin güvenlik birimlerinin operasyonları artmış, Boko Haram zayıflamaya başlamıştır. 2015 yılı Ocak ayında Kamerun’un Nijerya sınırına yakın kuzey bölgesindeki Waza kentinde Boko Haram unsurları bir otobüse saldırmış, 11 kişi hayatını kaybetmiş ve 11 kişi de yaralanmıştır. 2015 yılının ikinci yarısında örgütün eylemlerinde bir azalma gözlemlenirken 2016 yılı başından itibaren örgüt saldırılarını tekrar yoğunlaştırmıştır. 2016 yılı itibarıyla Nijerya güvenlik birimlerinin örgüte yönelik operasyonlarının artması nedeniyle örgütün ifade edilen eylem türleri içinde intihar ve bombalı araç saldırılarının sayısının arttığı, intihar eylemcileri içinde ise kadın eylemcilerin bir hayli fazla olduğu görülmüştür. Nijerya güvenlik birimleri 2016 yılı Kasım ayında Boko Haram’ın kümelendiği son nokta olan Sambisa Ormanı’ndan temizlendiğini duyursa da örgüt mensuplarının intihar saldırıları devam etmiştir. 2017 başı itibarıyla Nijerya’nın çeşitli bölgelerinde Boko Haram üyelerinin intihar eylemleri sürmüştür. Ocak ayında Maidiguri’deki Nijerya Üniversitesi’ne çocuk yaşta iki kız intihar eylemcisinin saldırısı ve örgüt lideri Ebubekir Şekau’nun açıklamaları örgütün etkinliğini devam ettirdiğini göstermiştir. Örgütün lideri Ebubekir Şekau Şubat ayında yayınlanan bir videosunda yapılan tüm suikast saldırılarını üstlenmiştir. Üstelik videoda Hausa, Kanuri, Fulani ve Fransızca dillerindeki mesajı örgütün artık iyice bölgesel bir örgüt olduğunu ispatlama çabası içine girdiğini göstermektedir. Videoda dikkat çeken bir başka husus da konuşan bazı örgüt elemanlarının “Biz Şekau’nun elemanlarıyız” ifadelerini kullanmasıdır. Bu açıdan Ebubekir Şekau’nun bölünme yaşanan örgütün içinde liderliğini kanıtlamaya çalışacak kadar zayıfladığı görülmektedir. Şekau birkaç hafta önce servis edilen bir başka mesajında komutanlarından birini kendisine karşı komplo kurmaya çalıştığı için öldürdüğünü belirtmiştir. Bu durum bölgede imajı oldukça zedelenen Boko Haram’ın aynı zamanda liderlik sorunuyla da karşı karşıya kaldığını göstermektedir.

2017 yılının Mart ayında Gwazo bölgesinde 22 kız çocuğunun kaçırılması ve Mayıs ayında Maiduguri Üniversitesi’nin kadın bombacılar tarafından hedef alınması, büyük yankı uyandıran terör eylemleri olarak kayıtlara geçmiştir. 2018 yılında ise saldırıların yer yer devam ettiğine tanıklık edilirken, Nijerya Hükümeti ile terör örgütü arasındaki pazarlıklar sonucu, kaçırılan kız çocuklarından 21’inin serbest bırakılması ve tutuklu Boko Haram mensuplarının serbest bırakılması karşılığında diğer çocukların da serbest bırakılabileceklerinin açıklanması, müzakereler konusunda ümitleri yeniden yeşertirken, 19 Mart 2018 tarihinde Hükümet, Boko Haramla ateşkes görüşmelerinin yapıldığı bilgisini teyit etmiştir.

Boko Haram’in 10 Yillik Kronolojisi[1]

2008 Kasım ayında Jos eyaletinin bir kasabasındaki ihtilaflı yerel seçimler üzerine Hıristiyanlar ile Müslümanlar arasındaki çatışmalarda 200’e yakın insanın yaşamını yitirmesi.
2009 Temmuz ayında Boko Haram’ın Maiduguri’de başlattığı şiddet kampanyasının yüzlerce kişinin ölümüne sebebiyet vermesi. Olaylarda örgütün kurucusu M. Yusuf’un gözaltına alınarak öldürülmesi ve operasyonlarda çok sayıda militanın tutuklanması
2010 Ocak ayında Jos’ta Hıristiyanlar ile Müslümanlar arasındaki çatışmalarda iki gün içerisinde 149 kişinin yaşamını yitirmesi.

Mart ayında yine Jos’ta 120’den fazla insanın öldürülmesi.   Yar Adua’nın 5 Mayıs’ta sağlık sorunları nedeniyle ölmesi. Yardımcısı Goodluck Jonathan’ın vekâleten göreve gelmesi.   Eylül ayında Boko Haram’ın Bauchi’deki federal cezaevine operasyon yaparak 150’si kendi mensubu olmak üzere 700’den fazla mahkûmu dışarı kaçırması.   Ekim ayında Boko Haram tarafından yapılan açıklamada Maiduguri’de seri katliamlar yapacağını duyurması
2011 Devlet Başkanlığı görevini vekâleten yürüten Goodluck Jonathan’ın 16 Nisan’daki Başkanlık seçimlerinden zaferle ayrılması.   26 Ağustos’ta BM’nin Abuja’daki binasına gerçekleştirilen bombalı saldırılarda 9’u BM görevlisi 19 kişi yaşamını yitirmiştir. Boko Haram tarafından yapılan açıklamada saldırıların sorumluluğu üstlenilmiştir.   1 Ekim’de 51. Bağımsızlık Yıldönümü nedeniyle Abuja’da bulunan Kartal Meydanı’ndaki bombalamalar sonucunda 100’den fazla insan hayatını kaybetmiştir. Mahkemede yargılanan saldırganlar ömür boyu hapis cezasına çarptırılmışlardır.   Kasım ayında Borno’daki bombalı ve silahlı saldırılarda 130’un üzerinde insan yaşamını yitirmiştir.   21 Kasım’da Senatör Muhammed Ali Ndume, Boko Haram’a finansal destek sağladığı gerekçesiyle tutuklanmıştır. Yine aynı ay, Boko Haram tarafından yapılan açıklamada Başkan Jonathan ve Senato Başkanı David Mark’ın yeni hedefler olduğu kaydedilmiştir.   22 Aralık’ta Yobe eyaletinde polisle Boko Haram militanları arasındaki silahlı çatışmalarda 80’den fazla kişi ölmüştür   25 Aralık’taki Noel Günü’nde başkent Abuja başta olmak üzere çeşitli eyaletlerdeki kiliselere bombalı saldırıların gerçekleştirilmesi sonucu çok sayıda can kaybı yaşanmıştır.   31 Aralık’ta Borno, Yobe, Plato ve Nijer eyaletlerinde olağanüstü hal ilan edilmiştir.   Kano eyaletine yönelik saldırılarda iki gün içerisinde 180’den fazla insan hayatını kaybetmiştir  
2012 27 Ocak’ta 19 Kuzey eyaletinin Valisi, Devlet Başkan Yardımcısı Namadi Sambo ile gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından Boko Haram ile mücadele kararı almışlardır.   1 Şubat tarihinden itibaren Boko Haram mensubu olduğu iddia edilen kişilere karşı geniş kapsamlı bir tutuklama dalgası görülmeye başlanmıştır.   Şubat ayının son haftasında Boko Haram tarafından Kano’daki bir camiye ve Jos’taki bir kiliseye saldırılar düzenlenmiştir.   Mart ayında biri İngiliz, diğeri İtalyan iki rehinenin öldürülmesinden sorumlu tutulan Boko Haram, söz konusu olayla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını açıklamıştır.   Yine Mart ayında iki kıdemli din adamının aracılıklarıyla dolaylı olarak gerçekleştirilen Federal Hükümet – Boko Haram müzakerelerinden olumlu bir sonuç alınamamıştır.   Nisan ayında Kaduna’da gerçekleştirilen bombalı saldırılarda çok sayıda Hristiyan ve Müslüman vatandaşın yaşamlarını yitirmeleri ve yaralanmaları üzerine taraflar, dayanışma mesajı yayınlanmışladır.   19 Haziran’da bir açıklama yapan Nijerya Hıristiyanlar Birliği, Federal Hükümetin şövalye tarzı yaklaşımının sorunları çözümlemediğini bildirmiştir. Ağustos ayındaki bir diğer açıklamada ise Başkan Jonathan’ın terörle mücadelede başarısız olduğu belirtilmiş ve istifaya davet edilmiştir.   18 Eylül’de Ortak Görev Gücü tarafından yapılan açıklamada Boko Haram’ın Kano’daki komuta merkezinin ele geçirildiği duyurulmuştur.  
2013 17 Şubat’ta Silahlı Kuvvetler tarafından yapılan açıklamada terör ve çocuk kaçırma eylemlerine karşı Özel Görev Gücü adı altında bir birim oluşturulacağı bildirilmiştir.   20 Şubat’ta Nijerya Senatosu, terörizm yasası adı altında teröristlere ve kendilerine destek sağlayanlara idam cezasının uygulanması konusunu ele almıştır.   7 Mart’ta Jonathan, ilk kez Borno ve Yobe eyaletlerini ziyaret etti.   15 Mart’ta Britanya, İtalya ve Yunanistan, yayınlamış oldukları bildirilerle yedi vatandaşlarının öldürülmesini kınadılar.   18 Mart’ta Kano’daki otobüs terminalinin bombalanması sonucu çok sayıda insan yaşamını yitirdi.   27 Mart’ta Nijerya Göçmenlik Bürosu, Boko Haram mensubu olabilecekleri yönünde bir intiba edindiğini gerekçe göstererek Lagos’taki 57 kişiyi sınır dışı etti.   4 Nisan Ulusal Görev Gücü bünyesinde bir Af Komitesi’nin oluşturulması kararlaştırıldı.   12 Nisan’da Evanjelist Kiliseler Birliği, 60. Genel Kurul Toplantısı’nda Boko Haram’a af önerisine karşı olduklarını ve saldırılarda zarar gören kiliseleri için hükümetten tazminat talep ettiklerini duyurdu.   19 Nisan’da Borno eyaletine bağlı Baga isimli kasabadaki çatışmalar sırasında çoğunluğu sivil olmak üzere 185 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Gelişmeler üzerine Başkan Jonathan, Namibya ziyaretini yarıda kesti.   8 Mayıs’ta Nijerya İslami İlişkiler Yüksek Şürası tarafından Boko Haram’a yapılan çağrıda af önerisini kabul etmeleri ve şiddeti sonlandırmaları istendi.   14 Mayıs’ta artan terör faaliyetleri gerekçe gösterilerek Borno, Yobe ve Adamawa isimli eyaletlerde OHAL ilan edildiği duyuruldu.   15 Mayıs’ta 3000’in üzerinde asker ve terörle mücadele ekibi üyesinin katılımlarıyla karadan ve havadan Boko Haram kamplarına operasyon gerçekleştirildi. Bu süreçte çok sayıda sivil yerleşimci, bölgeyi terk etti.   4 Haziran’da ABD Dışişleri Bakanlığı’nca yayınlanan bildirgede Boko Haram liderinin de aralarında yer aldığı üst kademedeki Batı Afrikalı teröristler için kendilerine sağlanacak bilgi karşılığında ödül verileceği bilgisine yer verildi.   9 Temmuz’da Af Komitesi Başkanı, Boko Haram’ın üst düzey isimleri ile bir ateşkes imzalandığını açıkladı. Ancak açıklama sonraki günlerde terör örgütü tarafından yalanlandı.
2014 14 Şubat’ta Boko Haram, Borno eyaletindeki bir köprüyü bombaladı.   16 Nisan’da Nijerya’nın kuzeyindeki bir okula yönelik bir terör saldırısında 200’den kız öğrenci kaçırıldı.   5 Mayıs tarihinde Borno’daki terör saldırılarında 300’ü aşkın insan yaşamını yitirdi.   23 Mayıs’ta BM Güvenlik Konseyi, Boko Haram’ı yaptırım listesine dahil etti.   26 Haziran’da Abuja’daki bir alış veriş merkezine yönelik saldırıda 21 sivil yaşamını yitirdi.   29 Haziran’da beş kilisenin hedef alındığı saldırılarda çok sayıda insan hayatını kaybetti.   10 Kasım’da Yobe eyaletindeki bir okulu hedef alan bombalı terör saldırısında 48 öğrenci yaşamını yitirirken, 78 öğrenci yaralandı.   22 Aralık’ta Gombe ve Bauchi bölgelerini hedef alan terör saldırılarında 30 kişi hayatını kaybetti.
2015 11 Ocak’ta çocuk suikast bombacısı, Borno’daki bir marketi hedef aldığı saldırıda 19 kişiyi öldürdü.   6 Şubat’ta Boko Haram, komşu ülke Nijer’deki askeri bir üsse saldırdı.   25 Şubat’ta ülkenin kuzeyindeki iki otobüs terminaline yönelik terör saldırısında 24 kişi yaşamını yitirdi.   10 Mart’ta Boko Haram mensubu dört kadının, aralarında bir caminin de bulunduğu ve farklı mekanları hedef aldığı saldırılarda 34 insan yaşamını yitirdi.   15 Haziran’da Boko Haram militanları tarafından Nijerya, Çad ve Kamerun’a yönelik eş zamanlı terör saldırıları gerçekleştirildi.   11 Temmuz’da Boko Haram ve DAEŞ tarafından esir tutulan bir Nijerya askerine silah doğrultulan görüntülerin de yer aldığı bir video görüntüsü paylaşıldı.   9 Kasım’da Nijerya ordusu, en çok aranan 100 Boko Haram mensubunun listesini yayımladı.   19 Kasım’da Boko Haram’ın Borno eyaletindeki terör saldırılarının ardından 157 askerin kaybolduğu açıklandı ancak söz konusu gelişme, ordu tarafından teyit edilmedi.   21 Aralık’ta Nijerya ordusu, Borno eyaletindeki Boko Haram kamplarına yönelik hava saldırılarında çok sayıda kampın imha edildiğini duyurdu.
2016 1 Şubat’ta Kaduna eyaletindeki terör saldırılarında 65 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı.   2 Şubat’ta Maiduguri’deki çatışmalarda 100’den fazla Boko Haram mensubunun etkisiz hale getirildiği duyuruldu.   13 Şubat’ta Borno eyaletindeki bir camide ibadet eden insanlara yönelik saldırıda 30 kişi yaşamını yitirdi.   15 Şubat’ta Somali Devlet Başkanı Hassan Sheikh Mohamud, Boko Haram militanlarının ülkesinde eğitim aldıklarını açıkladı.   5 Haziran’da sınır bölgesinde Nijer ve Nijerya askerlerinin hedef alındığı saldırılarda 30’u Nijerli, 2’si Nijeryalı olmak üzere toplam 32 asker hayatını kaybetti.   30 Haziran’da Kuzey Kamerun’u hedef alan Boko Haram mensuplarının saldırısı sonucunda 11 kişi yaşamını yitirdi
2017 7 Ocak’ta Yobe eyaletindeki askeri üssün hedef alındığı saldırılarda 5 asker yaşamını yitirdi.   25 Mart’ta Gwazo bölgesinde militanlar, 22 kızı kaçırdı. 18 Mayıs’ta üç kadın bombacı, Maiduguri Üniversitesi’ni hedef aldı.   8 Haziran’da Maiduguri’deki üç terör saldırısında 13 insan yaşamını yitirirken, 24 kişi yaralandı.   19 Haziran’da Kofa köyünün hedef alındığı saldırılarda, 17 kişi yaşamını yitirdi, 11 kişi yaralandı.   4 Ağustos’ta Maiduguri’deki bir hastaneye yönelik bombalı saldırıda 3 kişi yaşamını yitirdi.   5 Ağustos’ta Çad Gölü’nde gerçekleşen iki ayrı saldırıda 31 balıkçı hayatını kaybetti.   15 Ağustos’ta Konguga bölgesindeki bir marketi hedef alan bombalı terör saldırısında 16 kişi yaşamını yitirirken, 80 kişi yaralandı
2018 13 Ocak’ta Nijerya Hükümeti, terör örgütü tarafından daha önce kaçırılan kız çocuklarından 21’inin serbest bırakıldığını duyurdu.   17 Şubat’ta Borno eyaletinde bir marketi hedef alan bombalı saldırılarda 22 kişi yaşamını yitirirken, 28 kişi yaralandı.   19 Şubat’ta Boko Haram, Yobe eyaletindeki bir okulu hedef aldığı saldırılarda çok sayıda kız öğrenci ve öğretmeni kaçırdı.   19 Mart’ta Hükümet, Boko Haramla ateşkes görüşmelerini doğruladı.

Boko Haram gerek ideolojik söylemi gerekse eylem taktikleri açısından bölgesel ve küresel cihatçı örgütlerle benzeşmektedir. Örgüt, DEAŞ’a biatına kadar Taliban ve El-Kaide’den övgüyle söz ettiği gibi bölgede El-Kaide’yle irtibatlı yapılarla yakın ilişkide olmuştur. Örgüt kurucusu Muhammed Yusuf, Afgan cihadını yüceltmiştir. Örgütün lideri Şekau konuşmalarında Taliban lideri Molla Ömer ve El-Kaide lideri Eymen Zevahiri’den övgüyle söz ederek El-Kaide’ye yakın bir pozisyon almıştır. Boko Haram’ın 2011 yılı Ağustos ayında Nijerya’daki BM Ofisine düzenlediği saldırının sorumlusu Mamman Nur’un 2009 olaylarından sonra Somali’ye kaçıp El-Kaide’yle yakın ilişkisi olan el-Şabab kamplarında eğitim aldığı tahmin edilmektedir. Fransa’nın Kuzey Mali müdahalesi sırasında yüzlerce Boko Haram mensubunun Mali’deki terör örgütleri, Batı İslam dünyasında El-Kaide (AQMI), Batı Afrika’da Tevhid ve Cihad Hareketi (MUJAO) ve Ansaru’d-din’e katılarak Fransızlara karşı savaştığı belirtilmektedir. Konunun uzmanlarından Jacob Zenn ısrarlı bir şekilde Boko Haram’ın küresel terörün bir parçası olduğunu vurgulamakta ve 2013 yılına kadar Yabancı Terörist Organizasyon listesine alınmamasını şiddetle eleştirmektedir. Boko Haram propaganda yöntemleri açısından da bölgesel ve uluslararası terör örgütleriyle benzeşmektedir. Örgütün lideri Şekau yayınladığı video kayıtlarında bölge liderlerine mesaj vermesine rağmen yerel dil, Arapça ve İngilizce konuşmaktadır. Örgüt bu taktikle tıpkı El-Kaide gibi küresel bir örgüt olduğu mesajını vermek istemektedir. Boko Haram “@Urwata Wutqa” isimli Twitter hesabı kapatılana kadar Arapça ağırlıklı olmakla birlikte İngilizce ve Fransızca paylaşımlar da yapmıştır. Örgüt zayıflamaya başladığı 2015 yılı itibarıyla DEAŞ’a biat ederek güç devşirmek istemiştir. Nitekim 7 Mart 2015 tarihinde Boko Haram lideri Ebu Beşir Şekau DEAŞ’ın sözde halifesi Ebu Bekir Bağdadi’ye bağlı olduğunu duyurmuştur. DEAŞ sözcüsü ise Şekau’nun “biat etme”sini memnuniyetle karşıladıklarını açıklamıştır. DEAŞ’ın yayın organlarından olan Dabiq’ın 2015 yılı Mart ayında çıkan sayısında Boko Haram’ın örgüte biatından övgü ile söz edilmiştir. DEAŞ ve Boko Haram’ın varlık gösterdiği coğrafi alan her ne kadar birbirinden uzak olsa da biat etmesinden sonra iki örgüt arasında gelişen ilişkilerin Boko Haram’ın videolarından da anlaşıldığı ifade edilmiştir. Boko Haram’ın bağlılığını duyurduğu tarihten kısa bir süre sonra propaganda için kullandığı videolarda ciddi bir gelişme olduğu görülmüştür.

Özetle :

20 binden fazla kişiyi öldürdü, Farklı kaynaklar, Boko Haram’ın 2009’dan beri 20 binden fazla kişiyi öldürdüğünü, milyonlarca kişiyi de Çad Gölü çevresindeki ülkelere göç etmek zorunda bıraktığını kaydetti. 

2,6 milyon kişi evini terk etti. BM verilerine göre, örgütün eylemleri sebebiyle büyük bölümü Nijeryalı 2,6 milyon kişi evsiz kaldı. Çad Gölü havzasında 5,6 milyon kişi de gıda sorunu yaşıyor. Örgütün ayrıca 2015 yılında Kamerun, Çad, Nijer ve Nijerya’da bin 100 okulu yıktığı belirtiliyor.

“Etkinliği azaldı”  Askeri strateji konusunda çalışmaları bulunan emekli Albay Alphonse Mbida, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Boko Haram’ın DAEŞ’ten lojistik destek aldığını, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun, Libya ve Suriye’deki DAEŞ’e yönelik saldırılarının Boko Haram’ı da etkilediğini kaydetti. Bu nedenle örgütün Afrika’da mevcudiyetini sürdürse de son dönemde etkinliğinin azaldığı belirtiliyor.

Sonuç

İngilizler 2.Dünya Savaşı sonrasında birer birer eski sömürgelerinden çekilmeye başladılar. Bu çekilişte yeni bağımsızlığını kazanacak ülkelere öyle sorunlar bıraktılar ki, bu ülkeler yıllar geçmesine rağmen hala toparlanıp, kendi iç meselelerini halledemediler. Bu ülkelerden biri de Nijerya. Ülkede 250 yerel dil, 350 den fazla etnik grup ancak tüm gruplara kapsayamayan bir yönetim, ülkenin kuzey ve güney arasında ki ekonomik ve sosya-kültürel uçurum ülkenin siyasi istikrarsızlıkları ile sonu gelmeyen yolsuzluklar ve çözülemeyen sorunlar ülkenin sonu gelmeyen kaos ortamına sürükledi. Bu ortamda insanlara zenginlik ve cennet vaadeden bu örgüt etrafına çok sayıda kişiyi topladı.Oluşturduğu cihatçı anlayışla binlerce mensubunu sıkı sıkı kendisine bağlayarak, binlerce kişinin ölümüne ve yüzbinlercesinin yerini yurdunu kaybetmesine ve dahası dünya kamuoyunda kötü bir İslam algısı oluşmasına neden oldu. Son yıllarda devlet güçlerinin örgüte karşı ilerleme kaydetmesi ve örgüt ile hükümet arasında başlayan görüşmeler bu sorunun çözümü için umut vericidir. Ama örgütü ortaya çıkaran köklere inilip burada biri iyileştirmeye gidilmezse Boko Horam etksizleştirilse bile bir yenisinin birgün ortaya çıkması kaçınılmazdır. Özellikle bu kadar zenginliği barındıran ve Afrika’nın başerklerinden olan bir ülkesiseniz

Kaynakça :

Ferhavi Fuad, ‘Nijerya’da Şiddet, Radikalizm ve Boko Haram’, Ankara, Usak Yayınları,2015

Emrah Kekili, Hayri Öner, İ.Bachir Abdoulaye, Bir Örgütün Anatomisi, istanbul, SETA, 2017 

Yılmaz Gökhan Boko Haram Terör Örgütü 

 Y.Furkan Şen, Hasan Çiçek, Boko Haram Terör Örgütünün Bölgedeki Etkisi ve Örgütle Müzakere Olanakları, Ankara, 2018

BauerWolfgang, Çalınan Hayatlar / Boko Haram ve Afika’nın Kalbinde ki Terör Çev.Sergen Özhan,İstanbul, Kor Kitap, 2018

Erdoğan Aydın, El Kaide ve Boko Haram Dini Motifli Terörizm ve Finansal Kaynakları, Ankara, Berikan Yayınevi, 2018”

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/afrikanin-kalbi-nijerya/834644
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/afrikada-boko-haram-7-yilda-20-bin-olum/538448
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/100-yillik-somurge-nijerya/834626
https://www.bbc.com/turkce/resources/idt-sh/nigeria_female_suicide_bombers_turkish
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-40731475
https://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/05/140507_boko_haram_nedir
https://www.sozcu.com.tr/2014/dunya/boko-haram-nedir-boko-haram-orgutu-kimlerden-olusuyor-505660/
http://www.enfal.de/nijerya.htm
https://tr.euronews.com/tag/boko-haram
http://www.aljazeera.com.tr/haber/boko-haram-iside-biat-etti
http://www.aljazeera.com.tr/ulke-profili/ulke-profili-nijerya

[1] Boko Haram Terör Örgütünün Bölgedeki Etkisi ve Örgütle Müzakere Olanakları Y.Şen , H.Çiçek 2018